Sosyal Medya İletişimi,

2016’da Sosyal Medya Mecralarında Neler Oldu?

2016da-sosyal-medya-mecralarinda-neler-oldu

Bir markanın hangi sosyal mecrada olacağına büyük oranda tüketici davranışları karar veriyor. Sosyal mecralarda kullanıcı ihtiyaçlarına göre evriliyor. Bunun en başarılı örneğini üst üste yaptığı güncellemelerle Instagram’ın 2016 hamlelerinde görebiliriz.

İşin başında kullanıcılara efektlerle süsleyebilecekleri yazı destekli bir fotoğraf paylaşım mecrasıyken şimdilerle 60 saniye video oynatabildiğin, snapchat’tan başarlı bir şekilde uyarlanan stories özelliği, timelapse ve daha bir sürü güzel şeyin bir araya geldiği eğlenceli bir mecra oldu çıktı.

İşte Instagram’ın yaptığı bu hamleleri sırasıyla takip edince bile kullanıcı davranışlarının yönünü görebiliyoruz. Kendini yazıyla ifade eden internet / sosyal mecra kullanıcıları sonrasında görsellerle kendilerini ifade ettiler. Ardından da videolarla an’larını ifade etmenin ötesine geçerek hayatlarını paylaşmaya başladılar.

Yapılan araştırmalar bugün 18-24 yaş arasındaki bir internet kullanıcısının sosyal medya hesap sayısı ortlama 8, tüm internet kullanıcılarını baz aldığımızda ise ortalama sosyal mecra hesap sayısı 7 olarak görünüyor. Yalnızca 4 sene önce 2012 yılında 18-24 yaş arası sosyal medya üyelik sayısı 5 iken, genel ortalamada bu sayı 3 olarak görünüyor.

2016 yılında en çok ziyaret edilen sosyal ağlara gelecek olursak;

1.      Facebook
2.      YouTube
3.      Facebook Messenger
4.      Twitter

Google Plus, Whatsapp, Instagram diye liste uzayıp gidiyor.. Burada söylemem gereken önemli nokta ise bu listenin ve istatistiklerin Türkiye’deki kullanıcılara ait verileri içeriyor olması.

An itibariyle ülkemizde yaşayan online yetişkin internet kullanıcıların %86’sı Facebook’un 4 servisinden birini kullanıyor. 16-24 yaş grubu içinse bu sayı birden az, yani gençleri kendilerini bireysel olarak daha iyi ya da farklı ifade edebilecekleri yeni ve yaratıcı mecralara yöneldiklerini gösteriyor.

Facebook’u yoğun olarak kullanan yaş grubu 20-29 yaş arasındaki kesim oluştururken onları 13-19 yaş grubu takip ediyor. Bu da bir bakıma görece eski ve klasik Facebook’un, eskisi kadar popüler değil canım düşüncesini de çürütüyor.

Koşar adımlarla video içeriğin peşinden giden dünyaya en başta belirttiğim gibi markalarda kayıtsız kalmıyor/kalamıyor. Bugün reklam verenlerin %60’ı video içeriği kullanırken %73’ü ise video içerik kullanımını artırmayı 2017 planlarına almış durumda.

Facebook ve Youtube’a reklamverenlerin %63 ü yine 2017 yılında iki mecradaki kullanımını artırmayı tasarlıyor.  Sadece bu bilgi bile tek başına Facebook ve Youtube un reklam mecrasında da yerini koruyacağının göstergesi olarak söyleyebiliriz.  Buradan da bir mesaj vermiş olayım medya planlamacılar kızmasın ama görünen o ki Facebook önümüzdeki yıllarda da sosyal mecralar içinde reklamverenlerin ilk tercihi olmaya devam edecek. 2016 yılı için dünya çapındaki oransal karşılığı %86.

Son olarak Türkiye’deki kullanıcıların internetteki davranışlarıyla ilgili bazı bilgileri paylaşmak istiyorum.

•       Facebook un yeni beğenme seçenekleri üretmesine rağmen kullanıcılar en çok beğen tuşunu kullanıyor. Yani kullanıcıları Facebook haber kaynağında gezinirken çok yaptığı şey beğen tuşuna basmak.
•       Facebook kullanıcıların %50’si, Instagram kullanıcılarının %40’ı, Twitter kullanıcılarının ise üçte biri video izliyor.
•       Kullanıcıların önemli bir kısmı marka/hizmet/ürün şikayetlerini kendi profilinde ortaya koyuyor. Pek azı ilk seferde markanın söz konusu iletişim kanallarını kullanıyor.
•       Yetişkin kullanıcılar bir ürün ya da hizmetle ilgili araştırmalarını arama motorlarını kullanarak yaparken gençler ise marka ile birinci temas noktası olarak sosyal ağları kullanıyor.
•       Yazının başında da değindiğim gibi Instagram’ın yaptığı değişimlere ve gelişimlere rağmen kullanıcıların en çok yaptığı şey hala fotoğraf yüklemek.