Hakkımda

Güneş ER

gunes-er

11 Ocak 1983 yılında İzmir’de doğdum. Babamın görevi nedeniyle Diyarbakır, İzmir ve Balıkesir’de yaşama şansım oldu. 2003 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı bölümünden mezun oldum.

Sonrasında 1 yıl Balıkesir’de özel bir eğitim kurumunda bilgisayar öğretmeni olarak görev yaptım. Burada 200’e yakın öğrenciye Windows, Office ve internet, Turbo Pascal ve Delphi 5 öğretmeye çalıştım.

2005 yılında İzmir’de düzenlenen Dünya Üniversite Yaz Oyunları’da Meteksan Bilişim firmasında Teknik Destek Uzmanı olarak çalıştım. Burada işimi yaparken farklı ülkelerden insanlarla tanışma fırsatı buldum.

Oyunlar sonrasında 4 yıl kadar sürecek Vestel Dijital maceram başladı. Burada ilk etap Türkiye’nin ilk yerli notebook projesi içinde yer aldım. Son 2 yılında ise RMA konusunda çalıştım. Şubat 2009’da ayrıldım.

Bir süre kafa dinledikten sonra Soobe’de e-ticaret geliştirme sorumlusu olarak çalıştım.

Temmuz 2010’dan bu yana Fikir Medya Dijital Reklam Ajansı’nda sosyal medya, dijital pazarlama, Google, Facebook reklamcılığı konularında  çalışmalar yapıyorum.

Ayrıca ajans çalışmaları dışında freelance sosyal medya ve dijital iletişim yönetimi hizmeti veriyorum.

Freelance olarak benden sosyal medya ve dijital iletişim yönetimi hizmeti almak isterseniz info@guneser.com adresine e-posta gönderebilirsiniz.

 

 

Instagram

  • Her ne ararsan kendinde ara !
  • Mükemmellik içinde yüzlerce kusur, hata, yanlış barındırır.
Mükemmel olarak gördüğün her neyse, bil ki onun arkasında;
Umutsuzluk, yorgunluk, bıkkınlık, gözyaşı,
hüsran vardır.
Ama bunlarla beraber bi şey daha vardır;
İnanç ve azim..
Bunlar sana yolu daha acısız yapmaz ama daha mükemmel yapacağı kesin...✌🏻 İllüstratör: #stephanschmitz
  • Babam.
  • "Mülkiyet duygusunun her türüne çok karşıyım. Hele hele bir şeyi zilyetliğinde bulundurmanın ötesine geçip; bu benim, bu dükkan benim, bu kadın bu adam benim, bu bana yönelmiş duyguların hepsi benim filan dediğin anda çok kötü çuvallayacağından emin olabilirsin. O yüzden kendimi terbiye ederken hep üstünde durduğum bir şeydir o. Sakın sahip olma bir şeye yani hemen gidebilir.

Çünkü bunu yaptığın zaman burada içeride sahip olman gereken şeyleri ehlileştirmen, yontman, güzelleştirmen, çiçeklendirmen gereken şeyleri ihmal ediyorsun yani. ... Basit ve herkes gibi insan olduğunu  kabul etmek dünyanın en zor terbiyelerinden biri. Çünkü herkes kendisinin biraz daha akıllı, biraz daha ahlaklı olduğuna inanıyor ya hani. Hayır, ne isen o olduğunu kabul etme süreci bu yani." #azizkedi #tb
  • Aşk değil aslında problem, bence konu sevmektir. Sevmekten gitmek lazım. Aşk zaten sevmenin bir şeyi yani türevi gibi. Sevmek hakikaten bir sanat da.. Sevmek sanatı diye kitabı vardı Erich Fromm'un, orada mesela sevmenin sevilmekten daha önemli olduğunu aslında anlatıyordu çünkü sevmek için bir bakış gerekiyor, bir elini uzatabilmen gerekiyor yani durup dururken bir eyleme geçmen gerekiyor, bir arktır o. Birdenbire seni ya burada ne var diye, şu perdeyi çekeyim diye zorlayan bir şey olması gerekiyor.

#mehmetgüreli
  • . #tb
Kanatlanır, kanatılır bütün boşluklar.
Aynalar her gün bir başka yalan söyler
ve kalınır geride çizilmiş hayatlardan,
geride yağmurlardan ve çığlıklardan.Herkes çizer boşluğunu…
.
.
Her aşk başlarken pembe,
ayrılıkta rengi siyah yalnızlığın…(Herkes arar pembesini.
Oysa kendinden ötesi yoktur; 
kimse sevmez yalnızlıkta gölgesini…) Herkes sever doğumunu; 
kim sever ölümünü? Herkes sever doğrusunu; 
kim sever yanlışını? Herkes susar ayıbını.
Herkes susar ayıbını…
.
.
Herkes bilir gitmesini.
Bir zaman öğrenirsin
gideni sırtından öpmesini
Herkes yaşar hasretini…
.
.
Herkes geçer gençliğini
Herkes… 
Buğusunda anıların
yitirir kekliğini…
.
.
Herkes yaşamakla suçlu, 
aşkıyla hükümlüdür; 
herkes doğarken ölümlüdür.Herkes ölür ölümünü; 
göğe salıp düşlerini,
salıp tenini, nefesini
bırakır ceketini.
Herkes bırakacaktır ceketini…

#yılmazodabaşı