Genel, Yazılarım,

Lütfen Gelen Kutusuna Saygı Gösterin

lutfen-gelen-kutusuna-saygi-gosterin

Müşterilerinize, hedef kitlenize hatta eşimize dostumuza bile ne kadar sıklıkla e-posta göndermemiz gerektiğiyle ilgili onlarca araştırma yazısını internette aradığınızda kolayca bulabilirsiniz.

Eş, dost veya arkadaşlarınıza gönderdiğiniz elektronik postalarla ilgilenmiyoruz, aslına bakarsanız kimseyi de ilgilendirmez.

Ama müşterilerinize gönderdiğiniz e-postalar bizi, sizi, online pazarlamaya uğraşan herkesi ilgilendiriyor.

Her gün hatta günde iki defa e-posta göndermek marifet değil! Hem de hiç değil!

Lütfen, müşterilerinizin gelen kutusuna saygı gösterin!

Sitenizden alışveriş yapmış, e-bülten listenize kaydolmuş ya da hedef kitlenizde olan kapınızın eşiğine kadar gelmiş insanları dönüşü olmayan gidişlere zorlamayın. Unutmayın kaybettiğiniz her müşterinin çevresini de kaybedersiniz.

Hani hep anlattığımız, nasıl yapılabileceği konusunda yön vermeye çalıştığımız viral pazarlama, viral yayılma gibi terimler var ya! İşte müşterileriniz ve çevrelerini kaybetmenize de viral dağılım diyebiliriz.

Bülten gönderimi konusunda hedef her gün bülten gönderiyor olmak değil, açılan, okunan ve paylaşılan kullanıcı sayılarını artırmak olmalıdır.

Gönderdiğiniz e-bültenden sıkılıp listenizden çıkmak istememeleri güzel ama okudukları, içeriğiyle iletişime geçmeyi istedikleri bültenler hazırlamalısınız.

Sadece göndermenize izin verdikleri e-posta olmaya odaklanmanız yeterli olmaz. Bülteninizi almaya devam ettikleri halde kaç kişinin okumadığını biliyor musunuz? Önemli olan noktalardan birisi de bu!

Bunu raporlayabiliyorsanız bülten çalışmalarınız değerlidir. Yoksa büyük verinin ( Big Data ) içindeki büyük çöplüğün bir parçası olmaktan öteye gitmez.

Gönderilen e-bültenlere ilgisizlik Türkiye’deki online pazarlama şirketlerinin en önemli sorunlarından biridir. Buda büyük bir kesimin e-posta pazarlama işini doğru yapmadığının da göstergesidir.

Müşterilerinize e-bülten göndermenin tek amacı onu açmaları, tepki göstermeleri ve çevresiyle paylaşmasını sağlamaktır. Sadece gönderiyor olmak yeterli olmadığı gibi başarı da değildir. Gönderdiğiniz e-bülteni kim, ne zaman çevresinden biriyle paylaştı? İşte buna ulaşmak başarıdır.

Benim ve bu yazıyı okuyan birçok kişinin sevmediği şey doğum günlerinde gelen;

Doğum günün kutlu olsun Güneş, Bugün sana Kargo Bedava!

İçerikli sözde kutlama mailleridir. 5 liralık kargo parasını hediye diye sunan markaları sevmiyorum.

Samimi olun, sadece kutlasanız da yeter! Sizden doğum günü hediye olarak Samsung Galaxy Note 2 göndermenizi beklemiyorum ki!

Bu yazının konusu değil ama örneklememde yardımcı olacağı için SMS gönderme meselesine de değinmeden geçemeyeceğim. Bir eczaneden ilaç aldığımda reçetenin arkasına yazdığım telefon numarama gelen izinsiz bu Pazar nöbetçiyiz, bekleriz kısa mesajlarında olduğu gibi herhangi bir nedenle müşterilerinizin verdiği telefon ve e-posta bilgilerine mesaj veya e-posta gönderme hakkı vermiyor. Lütfen bunu unutmayın.

E-posta pazarlamada başarılı olmak ve rakiplerinizin bir adım önüne geçmek için her şeyden önce müşterilerinizin, hedef kitlenizin gelen kutusuna saygı göstermek zorundasınız. Sonrasında da e-posta gönderilerinizi raporlayabilen ve elde ettiğiniz verileri değerlendirebilen şirketler olmalısınız. Ancak o zaman e-posta pazarlamada başarılı olursunuz.