Sosyal Medya İletişimi,

Markalara Özel Sosyal Medya Diet Önerileri

markalara-ozel-sosyal-medya-diyet-onerileri

Obezite, yaşadığımız çağda insanlığın en büyük sağlık sorunlarının başında geliyor. İnternetin ve sosyal medyanın büyümesiyle sadece bedenimiz için değil beynimiz içinde obezite’nin önemli bir sorun haline geldiğini düşünüyorum.

Hızlı ve saldırgan tüketim alışkanlığı insanları esir almış durumda, ulaşabileceğimiz her şeyi istiyor, sahip oluyor ve tüketiyoruz. Zamanla içinde insanın olduğu her alanda bunu yaşıyoruz.

E haliyle bu saldırgan tüketim alışkanlığını markalarda da görüyoruz. İnternet ve sosyal medyanın popülerliğinin artması, kolay ulaşabilir olması onu kontrolsüz bir tüketim ağının içine alıyor. Birçok marka faydası olsun olmasın ölçümlemeden her yerde olmak istiyor.

İşte bu durum nedeniyle sosyal medya obezite çeşitlerini ve markalara özel diet önerilerimi anlatmaya çalışacağım.

 

Tip 1: Çok şişman köklü markalar

Nerede bir sosyal ağ var, binlerce milyonlarca takipçisiyle onlar oradalar. Tip içindeki markalar her gün sıklıkla paylaşımlar yapıp takip eden sosyal ağ kullanıcılarıyla etkileşim içinde olamayanlardan oluşur. Sadece takipçi sayıları ile övünerek bir nevi şişmanlıklarıyla mutlu olurlar. Genelde günaydın, iyi akşamlar iletilerinin yanında kimler burada bakalım? Diye soru sormayı severler.

 

Tip 2: Şişman yeni markalar

Facebook, Twitter, Pinterest, YouTube, Vimeo, Flickr ve diğer sayamadığım sosyal ağlarda bir hesabımız olsun ile başlayıp, eşini dostunu ekleyip hiçbir şey yapmayan / yapamayan markalardan oluşur. Bir de geçenlerde bizim bilgi işlemci Pheed diye bir yerden davet göndermiş, markamız için hemen açalım diyenlerdir.

Kendi kuru kalabalığını oluşturup az veya çok bütçeli herhangi bir sosyal medya projesine yanaşmazlar.

 

Tip 3: Her Şeyden biraz yiyen markalar

Tip 2’den en büyük farkı tüm sosyal ağlarda olup arada sırada varlık göstermesidir. Hedef kitle ölçümlemesi yapmadan, sosyal platformlardan herhangi birinde tam performansla faaliyette bulunmak yerine hepsinde takılır. İnsanlara bizim markamız internette yerde var mesajı verdiğini düşünür.

 

Tip 4: Su içsem yarıyor diyen markalar

Offline’ da yıllardır kullanıcılarıyla beraber olup, bu beraberliklerini sosyal medyada da devam ettiren online dünyaya yabancı markalardır. Sosyal medya dilleri yoktur, offline dünyadaki sadakatli müşterileri tarafından takip edilirler.

Ayrıca popüler kültür ikonları da bu kategoride yer alır. Sabah akşam fotoğraf paylaşıp, polemik üretirler. Soyunarak takipçi artıranlarına her sene Sosyal Medyayı En İyi Kullanan Ünlü Kişi ödülü verirler. Ben olsam Levent Üzümcü’ ye ödül verirdim!

 

Bu markalar için sloganım: Şişko patates yarım kilo domates!

 

Sosyal medyadaki obez marka tiplerini anlattıktan sonra, bu soruna son vermek isteyenler için birkaç önerimi sıralayacağım.

Baştan söyleyeyim, bazıları bunları yapabilmek için çok ter dökecek!

Öncelikle illa ki tüm sosyal ağlarda var olacaksınız diye bir kural yok. Hangisinin sizin işinize en uygun olacağına karar verdikten sonra tüm enerjinizi ve yatırım planlamanızı ona göre yapmalısınız. Örneğin Twitter ve YouTube markanızın sosyal medya ve internetteki yaşamını sürdürmesini sağlayacaksa sadece o ağlarda olun. Bunun yanında diğer sosyal ağları ve rakiplerinizin neler yaptıklarını da takip ve analiz etmeyi ihmal etmeyin.

Aşağıdaki diet programını kedili video paylaşım kaçamağı yapmamak kaydıyla sizler için paylaştım.

Önemli Not: Diet programları her marka için aynı olamaz. Lütfen bir sosyal medya danışmanına ya da ajansına başvurunuz.

 

Örnek Sosyal Medya Diet Listesi:

 

Sabah:

İlgi çekici bir görselle marka tavrına uygun özgün bir içerik

Gelen soru, şikayet v.b konularının takibini yapın, cevap verin!

 

Ara:

Bir şey paylaşmayın. Gelen soru, şikayet v.b konularının takibini yapın, cevap verin!

 

Öğlen:

O gün için planlanan bir etkinlik, kampanya v.s varsa paylaşın.

Yoksa gelen soru, şikayet v.b konularının takibini yapın, cevap verin!

 

Ara:

Sabah ve öğlen yaptığınız paylaşımların geri dönüşlerini analiz edin.

Bir şey paylaşmayın. Gelen soru, şikayet v.b konularının takibini yapın, cevap verin!

 

Akşam:

Kampanya, etkinlik, uygulama gibi Sosyal Medya aktivitelerinizi paylaşabilirsiniz.

Yoksa gelen soru, şikayet v.b konularının takibini yapın, cevap verin!

 

Ara:

Bir şey paylaşmayın, plansız çalışıyorsanız, yarının planını yapabilirsiniz.

Gelen soru, şikayet v.b konularının takibini yapın, cevap verin!