Sosyal Medya İletişimi,

Sosyal Medyada Kültür Yatırımı

sosyal-medyada-kültür-yatırımı

Bu yazıda sizlere sosyal medyada yaptığınız ve/veya yapacağınız yatırımları aslında sanal bir yapıya yapmadığınızı, çevrimdışı dünyamızda hızla kaybetmeye devam ettiğimiz bir kültüre yatırım yaptığınızı anlatmaya çalışacağım.


İnsan ilişkilerindeki samimiyetin yerini her alanda yozlaşmış bir insan yığınına bıraktığı günümüze bir isyan yazısıdır da aynı zamanda…

 

Mahalle samimiyetini yakalamak gerek!

Ancak babam yaşındakilerin ve daha büyüklerin hatırlayabileceği mahalle samimiyetini dijital dünyada da yakalamak ve sürdürmek gerekiyor. Mahalle samimiyeti de ne oluyor diyenler varsa çevrelerinde yaşı ellinin üzerinde olan biriyle geçmişteki insan ilişkilerine dair sohbet etmesini öneririm.

Sosyal ağlarda markanızı ister 100 kişi takip etsin isterse milyonlar takip etsin çevrimiçi dünyada yaşamınızı sürdürmenin yolu kaybetmeye yüz tutmuş mahalle kültürünü markanıza konumlandırmaktan geçiyor.

Bazen babamız, dedemiz yaşındaki insanlar duyarız “ şimdiki nesilde saygı kalmamış diye ” işte eskiden insanlar birbirini sevmeseler bile saygı duyarlarmış. Mahalle kültürünün temeli de bu; kim olursa olsun karşındakine saygılı bir şekilde davran!

Sosyal ağlardaki takipçilerinize ne olursa olsun saygılı bir şekilde yaklaşmalısınız. Unutmayın ki gösterdiğiniz yanlış bir tutumdan ötürü 1 kişiyi kaybetmek yanında 10 kişiyi kaybetmek demektedir.

İnternet bir mahalledir. Eğer insanlar sizi değil de 2 sokak ötedeki dükkânı överse, o insanlar çevreleriyle birlikte ne olursa olsun bir daha gelmemek üzere oraya giderler.

Bu nedenle internette 2 liralık bir çorap dahi satsanız bile müşterilerinize sanki yüz bin liralık bir otomobil satan satış danışmanının nezaketinde yaklaşmalısınız. Ben dahil herkes için bu böyledir, satın aldığımız şeyin tutarı 2 lira da olsa parayı veren için 2’nin yanında göremediğimiz sıfırlar doludur. Sahip olmayı, aldığımız şeyin zamanında gelmesini ve sorun olsun ya da olmasın önemsenmeyi isteriz.

 

Empati kur, umursa yoksa seni kimse umursamaz!

Gece saat 01:15 markanızın Facebook sayfasına yeni bir mesaj geldi!

“ BEN BÖYLE REZİLLİK GÖRMEDİM. XYZ ŞUBENİZDEN ALDIĞIM PASTADAN SAÇ ÇIKTI! KIZIMIN DOĞUM GÜNÜNÜ MAHVETTİNİZ!!!!!!! YAZIKLAR OLSUN!! ”

Sabahı bekleyemedin mi be adam, uykumun içine ettin diyemezsiniz, dememelisiniz!

Empati kurun! Bu durum sizin başınıza gelseydi ne yapardınız?

Ben ne yapacağımı söyleyeyim; markanın sayfasına yazmakla kalmaz kullandığım tüm sosyal ağlarda, web sitemde ve diğer sitelerde bu yaşadığım problemi fotoğraflarıyla anlatırdım.

İşte bu yüzden çok vakit kaybetmeden onunla doğru bir dilde iletişim kurmalısınız. Belki o doğum gününü geri getiremezsiniz ama kendinizi affettirmenin ve 1 kişiyi bile kaybetmemenin bir yolunu bulmalısınız.

Bunu yapmazsanız markanız için sonuç hiç iç açıcı olmayacaktır. Çünkü karşılaştığınız başka durumlarda da bu tutumu devam ettirirsiniz. İnsanların bir yeme içme mekanına gitmeden önce bile hakkında bilgi edindikleri, tavsiye okudukları bir dünyada karşılaştığınız probleme karşı umursamaz yaklaşırsanız insanlar da sizi umursamaz.

 

Tavsiye içerikleri markanızın geleceği!

Markanıza anlatmaya çalıştığım bu kültür yatırımını yapmazsanız geleceğinizin çok parlak olduğunu söyleyemeyeceğim. Günümüzde birçok marka ve onları yöneten insanlar için web sayfanızın, e-ticaret sitenizin olması ve onların Google’daki sırası çok önemli görünüyor olabilir ancak aslında önemli olan sosyal ağlarda ve diğer içerik paylaşılan sitelerde markanız hakkında yazılan tavsiye içerikleridir.

Dijital pazarlama ve sosyal medya yönetimini kendi kendinize yapmaya çalışıyorsanız ya da bir ajanstan hizmet alıyorsanız bunu göz ardı etmemelisiniz.